Türkiye’deki Suriyelilerin topluma entegrasyonuna ilişkin sorunlar aşılamıyor. İBB’nin İstanbul Göç Anketi, 10 yıl geçmesine rağmen sığınmacıların Türkçe konuşamadığını ve en çok dil desteğine ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu. ‘Dışlanmış hissediyorum’ diyenlerin oranı da dikkat çekti. Çarpıcı tablo, hassas konuda daha fazla vakit kaybedilmeden çok yönlü bir göçmen politikası oluşturulması gerektiğini gösterdi.

Türkiye, Suriye’deki iç savaşta rejim bombalarından kaçan sivillere kapılarını açtı. Aradan geçen 10 yılda milyonlar yeni bir yaşam umuduyla sınırı geçti. Kritik süreçte eğitimden istihdama kadar birçok başlıkta bir yol haritası oluşturulması ihtiyacı doğdu. Ancak bugüne kadar yeterli adım atılmadı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin akademisyenlerce hazırlanan kapsamlı ‘İstanbul Göç Araştırması 2020’ çalışması sorunların büyüdüğünü gösterdi.

‘SURİYELİLER YÜK’ ALGISI KRONİKLEŞME RİSKİ TAŞIYOR

Ankete katılan Suriyelilerin yüzde 74’ü Türkçe konuşamadığını söyledi. Yüzde 65’i ise en çok dil eğitiminde destek almak istediğini belirtti. ‘En büyük sorun ayrımcılık’ diyenlerin oranı ise yüzde 91’i buldu. Vahim tablo, her yönüyle oluşturulmuş bir göçmen politikasının eksikliğini yansıttı. Bu konuda hem mültecilerin Türkiye’ye yük değil katma değer haline gelmesini sağlayacak hem de toplumun rahatsızlıklarını giderecek adımların atılması gerektiği belirtildi.

karar-manset.jpg

ARTIK BİR GÖÇMEN POLİTİKASI LAZIM

İBB’nin yaptığı Göç Anketi, Türkiye’deki 3 milyon 656 bin Suriyelinin topluma entegrasyona ilişkin sorunları aşamadığını ortaya koydu. Aradan 10 yıl geçmesine rağmen sığınmacıların yüzde 74’ü Türkçe konuşamadığını, yüzde 65’i ise en çok dil eğitiminde destek almak istediğini söyledi. ‘En büyük sorun ayrımcılık’ diyenlerin oranı ise yüzde 91. Tablo kapsamlı bir göç politikasının eksikliğini yansıttı.

Türkiye, Suriye’deki iç savaşta Esat rejiminin bombalarından kaçan sivillere kapılarını açtı. Aradan geçen 10 yılda kayıtlara göre 24 Şubat itibariyle 3 milyon 656 binden fazla Suriyeli göçmen yeni bir yaşam umuduyla sınırı geçerek Türkiye’ye geldi. Bu kişilerin 1 milyon 733 bin 34’ünü (yüzde 47,4) 0-18 yaş arası çocuklar oluşturuyor. 0-18 yaş arası çocukların ve kadınların toplam sayısı ise 2 milyon 589 bin 969 kişi (yüzde70,8). Kritik süreçte eğitimden, istihdama kadar birçok başlıkta bir yol haritası oluşturulması ihtiyacı doğdu. Ancak Avrupa Birliği’nin milyarlarca dolarlık desteğine rağmern bugüne kadar yeterli adım atılmadı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin akademisyenlerce hazırlanan kapsamlı ‘İstanbul Göç Araştırması 2020’ çalışması sorunların büyüdüğünü bir kez daha gösterdi.

EN BÜYÜK SORUN DİL BARİYERİ

Araştırmayı İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden Prof. Dr. Necmettin Doğan, Bahçeşehir Üniversitesi’nden Dr. Rahime Süleymanoğlu-Kürüm, İstanbul Üniversitesi’nden Doç. Dr. Edip Asaf Bekâroğlu ve Lancaster Üniversitesi’nden Doç. Dr. Melis Cin yatı. Araştırma sonrası yayımlanan rapor Suriyeli göçmenlerin Türkiye’deki uyum sorununa ilişkin çarpıcı verileri gözler önüne serdi. Göçmenle rin yüzde 92’si uyumun başlıca kriterlerinden olan dil bariyerini engel olarak görürken, yüzde 86’sı ise sosyal hizmetlere erişememekten şikayetçi. Ankete katılanların yüzde 69’u ise yalnızlığı günlük yaşamlarında sorun olarak görüyor.

SAĞLIKTA AYRIMCILIK ENGELİ

Sağlık alanı da Suriyeli göçmenlerin uyum sürecinde bir turnusol kağıdı görevi görüyor. Göçmenlerin yüzde 65’i sağlık alanında bir sorunla karşılaşmadıklarını belirtirken, yüzde 17’si ise sağlık alanında yaşadıkları problemlerin gerekçesi olarak yine dil yetersizliğini işaret ediyor. Sağlık erişimini kısıtlayan altı temel faktör şöyle sıralandı: Ayrımcılık. Yeterli derecede bilgilendirilmeme. Hastaneye ulaşım maliyeti. Randevu alamama. Dil sorunu nedeniyle kendini ifade edememe ve ataerkil kültürel değerlerin kadınlar üzerinde yarattığı kısıtlar.

BARINMA SORUNU KİLİT ROLDE

Göçün psikolojik boyutu incelendiğinde ise göçmenlerin en çok özlemini duydukları şeyler kelime haritasına şöyle yansıyor: “Aile, anne, baba, ülke, vatan, ev, güven.” Sosyal yaşama uyumda barınma sorunu da kilit rol oynayan etkenlerden. Anket katılan göçmenlerin barınma alanında en çok şikayetçi olduğu şey ise ev kiralarını ödemekte çektikleri zorluklar ve yaşadıkları evlerin fiziki koşulları.

GELİR GİDERİ KARŞILAMIYOR

Anket kapsamında göçmenlere yöneltilen “Tüm desteklerle birlikte ailenizin toplam aylık geliri ne kadar?” sorusuna cevap verenlerin yüzde 25’i 20012500 TL arasını işaret etti. Bu oran soruya gelen en yüksek oran olarak kayda geçti. Soruya gelen cevaplar çapraz analizlere tabii tutulduğunda ise 2000 lira altında geliri olanların ortalama 789 lira, 2001-3000 lira arasında gelir elde edenlerin 850 lira, 3001 ve üzeri gelir elde edenler 1053 lira kira ödedikleri görüldü. Göçmenlerin yüzde 48’si gelirleri ile ailenin ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirtirken, buna karşılık sadece yüzde 25’i karşılayabildiğini söyledi. Son bir yılda ailede yaşanan zorlukların ilk sırasında yüzde 56’yla daha ucuz gıdalara yönelmek yer aldı. Onu yüzde 32’yle temel ev eşyaları olmadan yaşamak takip etti.

BİLGİLENDİRİLMİYOR

Suriyeliler 10 yıldır Türkiye’de olmalarına rağmen hala uyum sağlayabilmiş değil. Bunun da en büyük sebeplerinden biri devlet kademeleri tarafından yeterli bilgilendirmenin yapılmaması. Göçmenlerin yüzde 71’i Türkiye’de hakları ve alabilecekleri hizmetler konusunda bilgilendirmediklerini söylüyor ki bu bugün yaşanan sorunların nedenine ışık tutuyor.

‘GÖÇMENLER KÜLTÜRÜ ETKİLER’ ENDİŞESİ VAR

Suriyeli göçmenlerin Türkiye ile olan uyumun bir ayağı da elbette insan ilişkileri. İletişimin çift taraflı olduğu düşünülerek anketteki sorular Türkiye vatandaşlarına da yöneltildi. Ankete katılanların yüzde 72’si ‘Suriyelilerin nüfus artışı Türk kültürünü olumsuz etkileyecek’ diyor. Bunu yüzde 58 ile ‘Suriye kökenli bir patronum olmasından rahatsız olurum’, yine aynı oranla ‘Suriyeliler sadece belirli bölgelerde yaşamalıdır’ diyor. Oranların yüksek olduğu cevaplar Suriyeli göçmenlere karşı olan algılara ilişkin ipuçları veriyor. Suriyeli mültecilerin Türk toplumuna etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusuna ise katılımcıların yüzde 56’sı çok olumsuz, yüzde 27’si ise olumsuz yanıtını verdi. Türk vatandaşlarının yüzde 78’i de Suriyeli mültecilerin kalıcı olduğunu düşünüyor. Nitekim Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (GİGM) verilerine göre, Suriyeli göçmenlerin yüzde 98’i geçici barınma merkezlerinde değil, kentlerde yaşıyor. Saha çalışmasına göre göçmenlerin yüzde 50’si Suriye’deki şartların düzelmesi durumunda bile dönmeyi düşünmüyor. Ayrıca bu 2 ana sebep Suriyeli göçmenlerin Türkiye’ye uyum sağlayabilmesinin önemini açıkça gözler önüne seriyor.

TÜRKLERİN YÜZDE 80’İ ÜLKELERİNE DÖNMESİNİ İSTİYOR

Araştırmaya göre her 10 Türkiye vatandaşından 8’i Suriyeli mültecilerin topluma katkısı ve uyumu hakkında olumsuz fikirlere sahipken, sadece biri Suriyeli mültecilerin İstanbul’a uyum sağlayabildiği kanaatinde. Ayrıca, Türk vatandaşlarının yüzde 84’ü eğer mümkünse Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesini, yüzde 80’i de başka ülkelere gitmelerinin teşvik edilmesi gerektiğini savunuyor.  Yüzde 78’i Suriyeli göçmenlerin İstanbul’a uyum sağlayamadığını düşünürken, sadece yüzde 11’i uyumlu olduklarını düşünüyor. Ankette, Suriyeli göçmenler hakkında fikirlerin şekillenmesinde medyanın da etkili olduğuna yer verilerek, şöyle denildi: “İnternet kullanım sıklığı veya haberleri takip etme sıklığının da etkili olması mümkündür. Suriyeli mülteciler ile ilgili dezenformasyonun yaygınlığı, gerçek olmayan veya abartılı söylemlerin internette kontrolsüzce yayılması, insanların kulaktan dolma bilgileri birbirine anlatarak olumsuz tutumların yaygınlaşması gibi faktörler Suriyeli mültecilerin uyumu ile ilgili olumsuz yaklaşımları da arttırmaktadır.”

UYUM İÇİN YASAL DÜZENLEME ŞART

Türk vatandaşları Suriyeli göçmenlerin neden uyum sağlayamadıkları sorulduğunda en büyük etken olarak kültürü işaret etti. Suriyeli göçmenlerin Türkiye’ye uyum sağlaması konusunda kuşkusuz en önemli adım yasal düzenlemelerde yapılacak değişiklikler. Türk vatandaşlarının yüzde 55’i Suriyeli göçmenlerin yasal statüsü olan ‘geçici koruma’ halinin uyum önünde bir engel olduğunu düşünüyor. Ayrıca Türk vatandaşlarının yüzde 53.4’ü belediyelerde Suriyelilere yönelik birimler oluşturulması gerektiğini düşünüyor. Suriyeli göçmenlerin Türkiye’ye uyum sağlayamamalarının önündeki en büyük 3 engel şöyle sıralanıyor: “Türkçe bilmemek, medyada çıkan olumsuz haberler, iş imkanlarının dar olması.”

YÜZDE 74’Ü TÜRKÇE BİLMİYOR

Katılımcıların yüzde 61’i çocuklarını maddi imkansızlık nedeniyle okula gönderemediğini belirtiyor. Çocukların okullarda karşılaştıkları zorluklar arasında ilk sırayı yüzde 29’la ‘Türk öğrencilerin dışlaması’ alıyor. Onu yüzde 27’yle ‘maddi imkansızlıklar’ izliyor. Dil bariyerinin ankete yansıyan sonuçları ise yaşanan sorunları anlamada rehber niteliğinde. Göçmenlerin yüzde 74.7’si Türkçe’ye hakim değil. İletişimin sekteye uğradığının kanıtı niteliğinde olan bu oran uyum süreçlerini zorlaştıran etmenlerin en başında yer alıyor. Katılımcıların yüzde 65’i en çok dil eğitimi alanında destek almak istediğini beyan ediyor. Suriyelilerin sosyal hayata uyumda karşılarına çıkan dil bariyeri, eğitim alanında da sorunun en büyüğü. Bu sorunu körükleyen en önemli kararlardan biri de 2019-2020 yılı itibarıyla geçici eğitim merkezlerinin kapatılması. MEB’in verilerine göre, eğitim çağında olan 1 milyon 82 bin 172 göçmenin sadece 648 bin 108’i eğitime ulaşabiliyor. Bu da neredeyse yarısının eğitime ulaşamadığını gösteriyor. ‘Türkiye’de kendinizi ne derece dışlanmış hissediyorsunuz?’ sorusuna yüzde 38 ‘Hiç dışlanmış hissetmiyorum’ yanıtını veriyor.

Kaynak: https://www.karar.com/artik-bir-gocmen-politikasi-lazim-1610607

28.03.2021