Ailesiyle Edirne sınırından Meriç Nehri’ni geçtiği sırada Yunan polisi tarafından vurulduğu iddia edilen Suriyeli Nadera Almonla’dan 29 Şubat’tan beri haber alınamıyor. Çocukları annelerinin akıbetini merak ediyor.

    
default

 

Nadera, Muhammed ve en büyüğü 18 yaşında olan altı çocuk, yaklaşık 40 kişiyle akşam saatlerinde İstanbul’dan Edirne’ye yola çıktı. Edirne’ye vardıklarında otobüsü durduran Türk polisi, onları bir spor salonuna götürdü. Otobüstekiler, kendileri gibi sınıra gelen onlarca göçmenle geceyi burada geçirdi. Ertesi sabah Nadera ve ailesi, 20 kişilik bir grupla İpsala Sınır Kapısı’ndan Meriç Nehri’ne yürümeye başladı. Grup, bir saatlik yürüyüşün ardından nehre vardı. Meriç’te onları botlarıyla kaçakçılar bekliyordu.

“Nadera suda hareketsiz kaldı”

Saat 11.00 civarında önce Nadera ve Muhammed’in altı çocuğu nehri geçti. Muhammed’in iddiasına göre, tam o esnada iki polis aracı da çocuklara doğru yanaşıyordu. Nadera ve Muhammed korktu ve birkaç dakika uzaklıktaki çocuklarına yetişmek umuduyla el ele nehre koştu. Yunan polisinin araçları çocuklarının etrafını sarmıştı bile.

Derken silah sesleri duyuldu. Araçlarından inen kolluk kuvvetleri, çocuklara doğru yürüdü. Birinde uzun namlulu diğerinde tabanca olan iki Yunan polisi ateş açmaya başlamıştı. Nehri geçmeye zorlanan Nadera, kocasının elini bırakıp ona sarıldı. Muhammed, kendisini bırakmamasını söyledi ama bir anda Nadera’nın çocuklara ulaşmak için yüzen kocasının belini saran elleri kaydı. Nadera, suda hareketsiz kalmıştı. Kıyıdan sadece iki metre uzaktaydılar.

Nadera Almonla'nın ailesiNadera Almonla’nın ailesi

AİHM başvurusu yapıldı: “Soruşturma etkin değil”

Aile, avukat Bozovalı aracılığıyla 30 Mart’ta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) de Nadera’nın Meriç Nehri’nde aranması ve konuya ilişkin etkili soruşturma yürütülmesi için tedbir talepli başvuru yaptı. Yunan hükümeti 7 Nisan’da mahkemeye verdiği yanıtta, Nadera’ya ilişkin gözaltı kaydına ya da yapılan araştırmalarda kadın cesedine ulaşamadıklarını söyledi.

Bozovalı, “Gönderilen cevapta soruşturmaya dair detay yok, dolayısıyla etkili bir soruşturma yaptıklarını söylemek güç” diyor. AİHM, Yunan hükümetinin yanıtını yeterli buldu ve tedbir kararı vermedi. AİHM’de esasa ilişkin başvuru yapmaya hazırlanan avukat, kamera kayıtlarının incelenmesi, Nadera’nın kaybolduğu bölgede görev yapan kolluk kuvvetlerinin ifadelerin alınması gerektiğini söylüyor.

Nehrin iki kıyısında yapılan aramalar henüz sonuç vermese de Nadera Almonla’nın kaybı konusunda Yunanistan’da olduğu gibi Türkiye’de de devam eden bir soruşturma var. Fakat resmi açıklamalar, ailenin ne acısını ne de endişesini dindirmeye yetiyor. Muhammed, Edirne’den İstanbul’a vardıklarında Yunanistan Konsolosluğu’na gittiklerini, çocuklarının konsolosluk önünde çaresizce annelerini istediklerini anlatıyor:

“Çocuklarım Yunan konsolosluğunda, ’Annemizi kaybettik. Nerede olduğunu bilmiyor, öğrenmek istiyoruz’ dedi. Gitmemizi istediklerinde, ‘Gitmiyoruz, annemizi istiyoruz. Annemizi vurduğunuz gibi bizi de vurun’ dediler.”

“Yunan hükümeti akıbetini soruşturmak zorunda”

Nadera’yı arayan ailesinin durumuna, Uluslararası Af Örgütü tarafından hazırlanan “Siyasi Bir Oyunun Ortasında Kalanlar: Türkiye/Yunanistan sınırındaki mülteciler, Avrupa’nın başarısızlıklarının bedelini ödüyor” başlıklı raporda da yer verildi. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner, soruşturmanın Yunan makamları tarafından ciddiye alınmadığı görüşünde. “Yunan hükümeti kayıp kadının akıbetini soruşturmak ve sorumlu kişileri adalet önüne getirmek zorunda. Fakat üç ay geçmesine rağmen hiçbir şey belli değil” diyor. Gardner, Yunan hükümetinin, Nadera’nın kaybolduğu dönem kimsenin gözaltına alınmadığını iddia ettiğini ancak Af Örgütü’nün aldığı bilgilerde gözaltı alınan onlarca göçmen olduğunu da belirterek, “Bu sözleri çok inandırıcı değil” diye ekliyor.

Kaynak: https://www.dw.com/tr/meri%C3%A7i-ge%C3%A7meye-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fan-nadera-%C3%BC%C3%A7-ayd%C4%B1r-kay%C4%B1p/a-53698917

05.06.2020