Alaattin AKTAŞ

İktisat kitapları, kişi başına gelirin, GSYH’nin ülke nüfusuna bölünmesiyle hesaplanacağını yazar. Teoride böyledir de, pratikte farklı durumlarla karşılaşılabiliyor işte. Çünkü belli ki iktisat kitapları yazılırken, bir ülkenin, nüfusunun yüzde 5’ine yakın sayıda mülteci barındıracağı hiç hesaba katılmadı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıkladığı verilere göre Türkiye’de şubat ayı itibariyle 3 milyon 551 bin mülteci bulunuyor. Mültecilerin çok büyük çoğunluğu tahmin edileceği gibi Suriyeliler. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, 21 Temmuz itibariyle Türkiye’deki kayıt altına alınan Suriyeli mülteci sayısı 3 milyon 97 bin düzeyinde.

İçişleri Bakanı Soylu’nun şubat itibariyle yaklaşık 3.6 milyon olarak açıkladığı toplam mülteci sayısını yıl ortalamasında kabaca 4 milyon olarak almak pek yanlış olmasa gerek.

Kişi başına gelire etki

Köşemizi sürekli izleyen okurlar hatırlayacaklardır. Orta vadeli programın ve bu kapsamda yer alan bir dizi verinin, TÜİK’in GSYH serisini yenilemesinden dolayı revize edilmesi gerektiğini köşemizde 13 Temmuz’da yazmıştık. O yazımızda, OVP’ye göre bu yıl 9 bin 529 dolar olarak beklenen kişi başına gelirin, GSYH’deki revizyondan sonra 10 bin doların üstüne çıkacağını da belirtmiştik. Kaldı ki, OVP’de dolar kuru öngörüsü 3.18’di, gidişata göre ise dolar kuru yıllık ortalama bazda 3.63 dolayında gerçekleşecek gibi görünüyordu.

Şimdi kişi başına gelir verisine bir satır daha eklemek gerekiyor. Daha öncekileri “OVP’ye göre” ve “gidişat” olarak aktarmıştık sizlere. İşte üçüncü satır, “mültecilerle” diye tanımladığımız hesaplama.

2017-2019 dönemine ilişkin orta vadeli programdaki hesaplamalarda 2017’nin yıl ortası nüfusu 79 milyon 337 bin kişi olarak dikkate alınıyor. Ama şimdi bu nüfusa yaklaşık 4 milyon kişi daha eklenmiş durumda ve Türkiye’nin toplam GSYH’si artık 79.3 milyon tarafından değil, bir anlamda 4 milyonluk mülteci nüfusunun oluşmasıyla birlikte 83.3 milyon tarafından paylaşılıyor.

Bu durumda 799 milyar dolar olacağı tahmin edilen GSYH’yi mültecilerle birlikte oluşan 83.3 milyona böldüğümüzde kişi başına gelirin 9 bin 600 dolar civarına düştüğünü görüyoruz.

Üretmeden, üretemeden tüketiyorlar

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün kayıtları Suriyeli mültecilerin nasıl baş döndüren bir artış kaydettiğini ortaya koyuyor. Göç İdaresi’nin web sayfasında ilginç bir grafik yer alıyor.

Suriyeli mülteci sayısı 2011 yılında sıfır düzeyinde. 2012’de ise yalnızca 14 bin 237 mülteci var. Mülteci sayısı 2013’te 225 bine çıkıyor ve asıl tırmanış sonraki yıllarda başlıyor.

Suriyeli mülteci sayısı 2014’te 1.5 milyonu, 2015’te 2.5 milyonu aşıyor. 2016’daki mülteci sayısı 2.8 milyon, bu yılın 21 Temmuzu itibariyle ise 3.1 milyon.

Üçte birden fazlası bebek ve çocuk 

Biyometrik verileri alınmak suretiyle kayıt altına alınan Suriyelilerin yaş gruplarına dağılımı Türkiye’nin halen yaşadığı ve gelecekte daha yoğun yaşayacağı sıkıntıların çok büyük olacağını gösteriyor.

21 Temmuz itibariyle sayıları 3.1 milyon olan Suriyeli mültecilerin 383 bini 0-4 yaş, 440 bini 5-9 yaş, 331 bini 10-14 yaş grubunda. Yani mülteci toplamının üçte birden fazlası bebek ve çocuk.

Koşullar düzelip de ülkelerine dönmezlerse eğitim çağında bulunan ve eğitim çağına gelecek olan Suriyeliler için nasıl bir politika uygulanacak ve bunun maliyeti ne olacak?

kaynak: https://www.dunya.com/kose-yazisi/multeciler-kisi-basina-geliri-de-asagi-cekti/375306

31.07.2017